| GÖZLEM |
|
|
| Yazar Administrator | |
| Çarşamba, 07 Temmuz 2010 | |
|
Herkes bir şeyler söylüyor ve yazıyor bende bir kaç sözle bu kafileye katılayım dedim. Cumartesi günü Kılıçdaroğlu ve CHP mitingine katılarak Karadeniz gezisini ve söylemlerini gözlemledim kendime göre. Trabzon mitinginden sonra Eynesil'deki karşılama ekibine ve halka katıldım. Herkes gibi bende Kılıçdaroğlu’nu, basın ve tv haricinde yakından görmeye, onun nasıl bir performans sergileyeceğini, halk üzerindeki etkisini, hitap kabiliyetini ve neler yapacak diye merak ettim. Eynesil'de kalabalık bir topluluk gecikmeli de gelse, Genel Başkanı adeta bir Başbakan gibi heyacanla karşıladı. İlgi yoğundu. Proğram ilk açıklaklandığında Tirebolu’da uğrayacağı ilçelerden olacaktı. Ancak Kılıçdaroğlu’nun Güney Doğu ziyareti nedeniyle proğramda değişiklikler olduğu için Tirebolu’ya girilmeden konvoy eşliğinde direkt Giresun’a geçildi. İlk aklıma gelen Trabzon-Ordu arasında kalan ve hep arka plana atılan yok sayılmaya çalışılan ilimizin kaderini Tirebolu' nun da yaşaması. Dikkatimi çeken bir şey daha haberlerde ve bakabildiğim ulusal gazetelerde Trabzon mitinginin yer alması. Giresun mitingininse ya çok az yada hiç konu edilmemesi. Yani bir kere daha Giresun, Trabzonun azizliğine uğradı. İlimiz bu ismin gölgesinde kalmaya da mecbur. Bu makus talihi değiştirmeye galiba gücümüz yetmeyecek. Ne zamanki Rize gibi Giresun’un içinden bir Başbakan çıkarırız belki o zaman Trabzon isminin etkisinden kurtulabiliriz. Buda olmayacağına göre; „zor dostum zor!..“ Unutulmuşluğu ve arka planda kalmayı Kılıçdaroğlu’nun gezisinde de yaşadık. Politik arenada ve medyada Giresun unutulmuş yada üvey evlat muamelesi görüyor ancak Giresun’lu Kılıçdaroğlu’na bunu hissettirmedi. Meydanları sanki bir seçim havasında doldurdu. Onu „bir umut“ olarak kucakladı. Bağrına bastı. Kılıçdaroğlu bütün yorgunluğuna rağmen halkı yakından ilgilendiren sorunları, halkın anlayacağı tarzda dile getiren konuşmasını yaptı. Onlara ümitlendiren sözler verdi. Umarım söylemleriyle örtüşen eylemlerinide görebiliriz. Bunun için hazırlıkları, güçlü, fedakar, söylemlerindeki gibi halka hizmet canla başla çalışacak ekibini de düşünmüştür herhalde. Sonuçta hangi siyasi görüşten olursa olsun milletvekili seçilmiş kişilerin Giresun için mücadele vermesi gerekiyor. Yenilikleri seven milletiz. Siyasi liderlerinde yenilerini severiz. CHP Genel başkanının söylemlerinin içinde fındığın baş kenti Karadeniz olacak!.. Borsası Giresun‘da kurulacak. Fındığın başkenti Karadeniz illerinin içinde birinci kaliteyi üreten küçümsenmeyecek rekolteye sahip Giresun ili olmalı ve bire bir Giresun adı kullanılmalı. SEKA, FİSKOBİRLİK, OR-Gİ, EĞRİBEL tüneli kanayan yara. Haklı olarak geri istemek Giresun'un hakkı. Artık Giresun'u ülke gündeminde söz sahibi yapmak ve tanıtmak her vatandaşının-seçilmişlerin görevi olmalı. Bahaneler altına sığınmadan, tüm ülkemiz için, birlik-beraberlik içinde tembelliği üzerimizden atarak, üreten, kendine yetebilen, eğitimli, çalışkan ve bağımsız bir Türkiye için harekete geçmeliyiz. Şair Hikmet'in dediği gibi;"Bir ağaç gibi hür, bir orman gibi hep beraber" bir TÜRKİYE dileğiyle. |
| Sonraki > |
|---|

































