| Her şeyden önce insan olabilmek |
|
|
| Yazar Administrator | |
| Pazartesi, 26 Nisan 2010 | |
|
Her insan farklı duygulara farklı fiziksel özelliklere sahiptir. İnsanlar değerli ve önemlidir. Her ne sebeple olursa olsun bir insanın diğerini itip kakmasının haklı bir sebebi olamaz. İnsanoğlu ilahi gücün kanıtlarındandır. Ve bir insanın diğer insandan güç aldığı da bilinmektedir. Biz insanların olayların karşısında vereceğimiz tepkiler ya öfke ya da sevinçtir. Ama bu olayların hayatımıza neler kattığını hiç düşünmeyiz. Yaşama daha geniş bir pencereden bakmak lazım aslında. Bir dağı seyrederken arkasında neler olduğunu, bir kuş sesini dinlerken neler söyleyebileceğini düşünmeliyiz. Ve hayatımıza neler kazandırdıklarını idrak etmeliyiz. Çevremize baktığımızda insanlar çok hoş görünürler. Aynı davulun sesinin uzaktan hoş gelişi gibi… Ama birlikte bir şeyler paylaşmaya başladığınızda kişiliklerinin nasıl değişkenlik gösterdiklerini hayretler içinde seyredersiniz. Çıkarları söz konusu olduğu zaman kıymetlimsin dediği insana bile bir kağıt parçası muamelesi yapabiliyorlar. Bu tip insanlar etrafımızda hiç küçümsenmeyecek kadar çoğunluktadırlar. Yediğimiz çekiç darbeleri bizi hayata daha kuvvetli daha güçlü bağlamalıdır. Geçmişimize baktığımızda doğruları öğrenmemizde bizlere kötü davranan insanların etkisinin çok büyük olduğunu görürüz. Ve onlara minnet duyarız. Biz her darbede güçlenirken yapılan her haksızlığı unutup bağışlarken, onlar kendi bataklıklarında boğulmaya mahkûmdurlar. Bir kişi, kimseyi suçlamıyorsa, kimseden şikâyetçi değilse, her fırsatta kendini önemli bir insanmış gibi ortaya atmıyorsa, çıkar, ego, kibir nedir bilmiyorsa bilge insanlık yolunda ilerliyor demektir. Bilgeliğe yöneliş mutluluğun kapısını açar. Daha sağlam insan toplulukları ortaya çıkarır. Yarınlarımız ve çocuklarımız daha güvende olur. ‘‘Tanrım,değiştirilebilen ve değişmesi gereken şeyleri, değiştirme cesaret ve gücünü, değiştirilemeyecek şeyleri olduğu gibi kabul etme olgunluğunu ve ikisi arasındaki farkı anlayacak bilgeliği bana ver.,, (Nolfolk,1989;s.194) |
| Sonraki > |
|---|

































